Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

İnşaat sektörünce ve bu sektör ile doğrudan bağlantılı Kentsel Dönüşüm sürecince temel değişiklikleri içeren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 30 Eylül 2017 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete resmen yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

 Daha evvel Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanıp 1 Temmuz 2017 de yürürlüğe girmesi gündemde olan yönetmelik değişikliği bilindiği üzere hak kayıplarının ve mağduriyetlerin yaşanmaması için 01 Ekim 2017 tarihine ertelenmişti.

 Takvimler 1 Ekim 2017 Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin yayımlanacağı tarihe yaklaştıkça sektörde yer alanlarca tıpkı 1 Temmuz 2017 de olduğu gibi yönetmeliğin yayımlanmasına dair herhangi bir erteleme olacak mı diye merakla beklenmekteydi.

 Ancak 30 Eylül 2017 tarihinde yayımlanan resmi gazete ile söz konusu değişiklikler yapılarak yürürlükte bulunan ilgili mevzuatta ciddi değişiklikler olmuştur.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik bir çok hususta ciddi değişiklikler içerse de biz bu yazımızda; Kentsel Dönüşüm Hukukunu düzenleyen 6306 SAYILI Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun VE UYGULAMA Yönetmeliğinde meydana gelen önemli değişiklikleri kaleme alacağız.  

 Öncelikle 30 eylül 2017 tarihinde yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 14. Ve 15. Maddeleri 6306 Sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında yapılacak olan uygulama projelerine dair şu değişiklikleri içermektedir.

 

MADDE 14

Aynı Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(3) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup, maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olup yapı ruhsatı düzenlenmemiş yapıların ruhsat işlemleri, talep edilmesi halinde 1/10/2017 tarihinden önce yürürlükte olan Yönetmeliğe göre sonuçlandırılır.”

“(4) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce ruhsat alınmış olup, inşaatı devam eden yapılara ilişkin ruhsat süresi içerisinde yapılan tadilat ruhsatı başvuruları; talep edilmesi halinde ruhsatın düzenlendiği Yönetmeliğe göre sonuçlandırılır.”

 

MADDE 15

Bu Yönetmeliğin;

a) 14 üncü maddesi 3/7/2017 tarihinden geçerli olmak üzere,

b) Diğer maddeleri 1/10/2017 tarihinde,

yürürlüğe girer.

 

 

Böylece 6306 Sayılı Yasa ve Uygulama Yönetmeliği gereğince bir yapıya ilişkin ilk önce Yönetmeliğin 6.Maddesi gereğince Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlara tespit ettirilen riskli yapılar, yine Yönetmeliğin 15. Maddesince Riskli yapıların bulunduğu parseller, riskli alanlar ve rezerv yapı alanları öncelikle maliklerce kararlaştırılacak uygulamalar doğrultusunda değerlendirilecek olup, artık bu uygulamalar 30 Ekim 2017 de Resmi Gazetede yayımlanan ve 1 Ekim 2017 değişikliklerine tabi olacaktır.

 

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 15. Maddesinde 14 üncü maddesi 3/7/2017 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girer denilerek Kentsel dönüşüm projesi yapan müteahhitlerin ve hak sahiplerinin bu tarihten önce riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup, maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olup yapı ruhsatı düzenlenmemiş yapıların ruhsat işlemleri artık yeni yapılan değişikliklere tabi olmayıp TALEP EDİLMESİ HALİNDE 1/10/2017 tarihinden önce yürürlükte olan Yönetmeliğe göre sonuçlandırılacaktır.

 

Aslında bu haliyle Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 15. Maddesi Yönetmeliğin ertelenmesini bekleyen kişilere bir imkan daha sağlamış olup 3.7.2017 tarihinden evvel yukarıda ( Madde 14 te ) sayılan işlemleri yapanlara açıkça bir önceki Yönetmeliğe tabi olmayı sağlayıp bu tarihten sonra geçerli olacak olan Yönetmeliğe göre bariz kazançlar sağlamaktadır.

 

Yine 1 Ekim 2017 tarihli Yönetmelikte, söz konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce ruhsat alınmış olup, inşaatı devam eden yapılara ilişkin ruhsat süresi içerisinde yapılan tadilat ruhsatı başvuruları; TALEP EDİLMESİ halinde ruhsatın düzenlendiği Yönetmeliğe göre sonuçlandırılacağı anlatılmış olup bu haliyle de tıpkı yukarıdaki gibi Müteahhitlere ve hak sahiplerine son bir imkan sağlanmaktadır.

 

Tüm bu değişikliklerin uygulamada nelere sebep olacağı, hak kayıpları yaşanıp yaşanmayacağı gibi hususlar ileri ki günlerde ortaya çıkacaktır. Fakat şu bir gerçektir ki sürekli ertelenen, ileri tarihe atılan ve yayımlanan kadar da yine ertelenip ertelenmeyeceği net olmayan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 30 Eylül 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak resmen yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

 

 

HER DAİREYE BİR OTOPARK ZORUNLU HALE GELİYOR

Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı , otopark yönetmeliğinde köklü değişikliklere gidiyor. Bakanlığın hazırladığı ve görüşe açtığı yeni otopark yönetmeliği taslağına göre, önceden 3 daire için en az 1 otopark yeri ayırma şartı bulunurken artık her daire için otopark zorunluluğu geliyor.
Taslakta, ‘otopark bedeli’ ile ilgili değişikliğe gidildi. Mevcut yönetmelikte, otopark ihtiyacı karşılanamayan durumlarda belediye veya valilik otopark bedeli alıyordu. Yeni taslakta, otopark bedelini kimin hangi usullere göre alacağına ilişkin maddelerin yer aldığı bölüm kaldırıldı.
Taslakta yalnızca “Parselinde veya yapıda otopark tesisi mümkün olmadığı takdirde yönetmeliğe uygun olarak otopark bedeli istenir” ibaresi yer aldı. Ayrıca otopark yapılması mümkün olmayan durumlarda zorunlu otoparkın azami 250 metrekarelik yürüme mesafesinde olma şartı konuldu. Ancak toplu konut inşaatlarında, kamu kurum ve kuruluşları, sinema, tiyatro gibi yapılarda, hastanelerde ve otellerde otopark ihtiyacının parselinde veya bina bünyesinde karşılanması zorunlu oldu. Yönetmeliğin 1 Ocak 2018’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Taslakta, her daireye en az bir araç için otopark zorunluluğu getirilirken, dükkan, mağaza, bankada 30 metrekareye, market, alışveriş merkezinde 20 metrekareye, otellere her 3 odaya, hastanelerde 75 metrekareye, ibadet yerlerinde 100 metrekareye en az bir araçlık otopark yeri ayrılması şartı da yer alıyor. Otopark yeri ayrılmadıkça binalara yapı ruhsatı, bu otoparklar hazır hale getirilmedikçe de yapı kullanım izni verilmeyecek.
Taslağa, mevcut yönetmelikte yer almayan tanımlar da girdi. Açık otopark, ada içi otopark, mekanik otopark, ortak otopark uygulaması, yeraltı otoparkı, Park Et-Devam Et Otoparkı gibi yeni ibareler taslağa eklendi. 
50 park yerinden biri elektrikli araca – Otoparklarda her 50 park yerinden biri, elektrikli araçlara uygun olarak düzenlenecek.
– Açık otoparkların zemini su geçiren malzemeden olacak. 
– Yönetmelik taslağında, bisikletliler için de yeni düzenleme yer alıyor. Buna göre, bütün otopark türlerinde, otopark alanının yüzde 1’i kadar ilave bir alan, bisiklet ve motosiklet park yeri olarak ayrılacak. 
– Yaya alanları ve kaldırımları otopark olarak düzenlenemeyecek ve kullanılamayacak.

– Toplu taşıma istasyonu, durak ya da aktarma noktalarına en çok 500 metre mesafede tesis edilen “Park et-Devam et” otopark alanları ayrılacak. 
           

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi Davasında Taraf Teşkili

Arsa  payı  devri  karşılığı  yapılan  inşaat  sözleşmeleri  tarafların   iradelerinin  birleşmesi  dışında , ancak  mahkeme  kararıyla  feshedilebilir. Tapu  iptali  ve  tescil  istemi , sözleşmenin  feshi  istemini  içerir  niteliktedir.  Arsa  payı  devri  karşılığı  inşaat  sözleşmelerinin  feshi  davalarının kural olarak  tüm  sözleşmenin  tarafı ve  ve tapu  paydaşı  olan şahıslarca  birlikte  açılması bunun mümkün  olmaması  halinde  davanın  tarafı  olmayan  sözleşmenin  tarafı  kişiler  ile  tapu   paydaşlarının  davaya  muvafakatlerinin  sağlanması  taraf  teşkili  yapılmasından  sonra  davanın  esasının  incelenmesi  gerekir. Bu şekilde  muvafakat  alınamaması  sonucu  taraf  teşkilinin  sağlanması  mümkün  olmuyorsa  davanın  sonucunda  verilen  karar  kendilerinin  haklarını  etkileyeceğinden , bu kişilerin  davada  davalı  olarak  yer  almalarının  sağlanması  ve  bu şekilde  işin  esası  incelenip  karar  verilmesi  zorunludur.